Sabahları aracınıza binip kontağı çevirdiğinizde, özellikle motor tamamen soğukken yaşanan sarsıntılı çalışma ve titreme, servisimize en sık gelen şikayetlerden biridir. "Motor soğukken yapıyor, ısınınca geçiyor" şeklinde tarif edilen bu durum, çoğu zaman basit bir parça aşınmasının habercisi olabileceği gibi, ihmal edildiğinde daha büyük mekanik sorunlara da yol açabilir.
PratikAraba servisi olarak, bu titremenin (rölanti dalgalanması ve sarsıntısı) altında yatan başlıca sebepleri birkaç ana başlıkta inceliyoruz.
Ateşleme Sistemi Arızaları: Benzinli araçlarda sabah titremesinin bir numaralı şüphelisi ateşleme sistemidir. Buji ve ateşleme bobinleri, yanma odasındaki yakıt-hava karışımını ateşlemekle görevlidir. Motor soğukken, yanma odası da soğuk olduğundan ateşleme daha zor gerçekleşir (buna "zengin karışım" gereksinimi denir). Eğer bujilerinizin tırnak aralıkları açılmışsa, karbon bağlamışsa veya ateşleme bobinlerinde mikro çatlaklar oluşmuşsa, sabah ilk marşta silindirlerin biri veya birkaçı tam kapasiteyle çalışamaz. "Tekleme" olarak bilinen bu durum, motorun dengesiz dönmesine ve aracın beşik gibi titremesine neden olur. Motor ısındıkça metal genleşir, yanma kolaylaşır ve titreme azalabilir. Ancak bu, sorunun çözüldüğü anlamına gelmez.
Yakıt Sistemi ve Enjektör Kirliliği: Hem dizel hem de benzinli araçlarda, yakıt enjektörlerinin ucu zamanla kurum (karbon) bağlayarak tıkanabilir. Enjektörler, sabah soğuk marşta yakıtı ince bir sis bulutu (püskürtme) şeklinde değil de damlama şeklinde gönderirse, düzgün bir yanma gerçekleşmez. Dizel araçlarda ise ek olarak
kızdırma bujileri (ısıtma bujileri) hayati önem taşır. Soğuk havalarda dizel yakıtın yanmasını kolaylaştıran bu bujilerden biri bile arızalıysa, o silindirde yanma gecikecek ve motor ısınana kadar ciddi bir sarsıntı, hatta vuruntu yaşanacaktır.
Hava Akış (MAF) Sensörü ve Rölanti Valfi: Motor beyni (ECU), sabahları motorun stop etmemesi için rölanti devrini otomatik olarak yüksek tutar (otomatik jikle görevi). Eğer hava akışmetreniz kirlenmişse veya gaz kelebeği/rölanti motoru karbon birikintisi nedeniyle sıkışıyorsa, motor beyni soğuk motora ne kadar hava girdiğini doğru hesaplayamaz. Bu da yakıt/hava oranının bozulmasına, motorun boğulmasına veya devrin sürekli inip çıkarak aracı titretmesine neden olur.
Motor ve Şanzıman Takozları (Kulakları): Eğer aracınızın motor devrinde bir dalgalanma yoksa (devir saati sabit duruyorsa) ancak direksiyonda ve koltuklarda yoğun bir titreşim hissediyorsanız, mekanik bir izolasyon sorunu vardır. Motoru ve şanzımanı araç şasisine bağlayan, titreşimleri emen kauçuk/hidrolik motor takozları zamanla çatlar, sertleşir veya içindeki sıvıyı boşaltır. Soğuk havalarda bu kauçuk yapı iyice sertleştiği için, motorun doğal çalışma titreşimi doğrudan kabin içine iletilir. Motor ısındığında kauçuk biraz yumuşar ve titreşim azalmış gibi hissedilir.
Egzozdan İlk Çalıştırmada Neden Beyaz Duman Atar?
Sabah ilk marşa bastığınızda aracınızın egzozundan beyaz renkli bir duman (veya buhar) çıkması, araç sahiplerini genellikle paniğe sevk eden bir durumdur. Ancak bu durumun her zaman korkutucu bir arıza olmadığını belirtmek gerekir.
PratikAraba servisimizde bu şikayetle gelen araçları incelerken, öncelikle bu "beyaz dumanın" yapısına, kokusuna ve ne kadar sürdüğüne bakarız.
Normal Yoğuşma (Su Buharı): Özellikle sonbahar ve kış aylarında, havalar soğuduğunda egzozdan çıkan beyaz dumanın en masum sebebi yoğuşmadır (kondansasyon). Aracı akşam park ettiğinizde egzoz borularının içi sıcaktır. Gece hava soğuduğunda, sıcak egzoz hattının içinde havadaki nem yoğuşarak su damlacıklarına dönüşür ve egzoz susturucusunda birikir. Sabah motoru çalıştırdığınızda, ısınan egzoz gazı bu suyu buharlaştırarak dışarı atar. Bu tamamen fiziksel bir olaydır. Çıkan şey aslında duman değil, su buharıdır. Kokusuzdur ve motor ısındıktan sonra (yaklaşık 5-10 dakika içinde) tamamen kaybolur. Bu durum aracınızın sağlıklı çalıştığının bir göstergesidir.
Silindir Kapak Contası Arızası (Tehlikeli Durum): Eğer egzozdan çıkan beyaz duman yoğunsa, bulut gibi yayılıyorsa, motor tamamen ısındıktan sonra bile kesilmiyorsa ve özellikle
tatlı, şekerli bir koku yayıyorsa (antifriz kokusu), büyük bir mekanik problemle karşı karşıyasınız demektir. Bu durum, motor soğutma sıvısının (antifrizli suyun) yanma odasına sızdığını gösterir. Çoğu zaman motorun aşırı hararet görmesi sonucu silindir kapak contasının yanması, çatlaması veya silindir kapağının eğilmesi nedeniyle soğutma suyu pistonların üzerine sızar. Yakıtla birlikte yanan bu su, yoğun ve kalın bir beyaz duman olarak egzozdan atılır. Bu sorunu ihmal etmek, motorun içine su dolmasına (hidrolik kilitlenme) ve motor bloğunun tamamen parçalanmasına kadar gidecek çok ağır hasarlara yol açar.
Dizel Araçlarda Yanmamış Yakıt: Eğer aracınız dizel ise ve sabah ilk çalıştırmada çiğ, acı bir mazot kokusuyla birlikte hafif mavimsi-beyaz karışımı bir duman atıyorsa ve motor tekleyerek çalışıyorsa, bu genellikle yanmamış yakıtın egzozdan atıldığı anlamına gelir. Kızdırma (ısıtma) bujilerinin arızalı olması veya enjektörlerin yakıtı işemesi (püskürtmek yerine damlatması) nedeniyle silindirdeki mazot tam yanamadan dışarı atılır.
Araç Yokuş Çıkarken Neden Çekişten Düşer?
Düz yolda sorunsuz seyreden bir aracın yokuş (rampa) yukarı çıkarken birdenbire gücünü kaybetmesi, hızlanamaması ve gaz pedalına tepki vermemesi, sürücüler için hem sinir bozucu hem de tehlikeli bir durumdur. Yokuş çıkmak, motor ve aktarma organları için "tam yük (full load)" durumudur; yani sistemdeki en ufak bir zayıflık yokuşta kendini belli eder.
PratikAraba teknisyenleri olarak bu güç kaybının (çekişten düşmenin) altında yatan faktörleri detaylı arıza tespit cihazlarımızla (diagnostik) inceliyoruz.
Debriyaj Balatasının Aşınması (Kaçırması): Manuel vitesli veya yarı otomatik şanzımanlı (robotize) araçlarda çekiş düşüklüğünün en klasik sebebi debriyaj sistemidir. Siz gaza basarsınız, motor devri (devir saati) yükselir ve motor bağırır, ancak araç hızlanmaz; bilakis yavaşlar. Bu duruma "debriyajın kaçırması veya balata sıyırması" denir. Aşınmış debriyaj balatası, motorun ürettiği gücü şanzımana (dolayısıyla tekerleklere) tam olarak aktaramaz ve yokuşta yük bindiğinde boşa dönmeye başlar. Bu durumda yanık balata kokusu da alabilirsiniz. Tek çözüm debriyaj setinin (baskı-balata-rulman) değiştirilmesidir.
Katalitik Konvertör veya DPF Tıkanıklığı: Egzoz sistemi, motorun rahat nefes verebilmesi için açık olmalıdır. Ancak zamanla çevre emisyonlarını düşüren Katalitik Konvertör (benzinli araçlarda) veya Dizel Partikül Filtresi - DPF (dizel araçlarda) kurum bağlayarak tıkanır. Egzoz gazı dışarı rahat atılamadığında, motorun içine doğru bir "geri basınç" (backpressure) oluşur. Motor boğulur ve gücünü kaybeder. Yokuş yukarı tam gaz verildiğinde dışarı çıkamayan gaz, aracı adeta arkadan biri çekiyormuş gibi hissettirir.
Turbo Sistemindeki Kaçaklar ve Arızalar: Turboşarjlı araçlarda yokuş performansı doğrudan turbonun ürettiği basınca bağlıdır. Motora ekstra hava basan turbo sisteminin kalın kauçuk hortumlarında zamanla oluşan bir yırtık veya çatlak, basınçlı havanın dışarı kaçmasına (boost leak) neden olur. Gaza bastığınızda "tısss" veya ıslık şeklinde bir hava sesi duyarsınız ve araç anında atmosferik (turbosuz) bir motor gibi hantallaşır. Ayrıca turbonun valflerindeki (wastegate) bir arıza da basıncın düşmesine yol açar.
Yakıt ve Hava Filtresi Sorunları: Basit ama çok kritik bir detaydır. Yokuş çıkarken motor daha fazla yakıta ve havaya ihtiyaç duyar. Eğer yakıt filtreniz çok kirlenmiş ve tıkanmışsa, yüksek yakıt basıncı gerektiği anda motora yeterli yakıt ulaşamaz. Yakıt "fakir karışıma" düşer ve motor güç üretmeyi keser. Aynı şekilde taşlaşmış, tıkanmış bir hava filtresi de motorun nefes almasını engelleyerek çekişi ciddi oranda düşürür. Periyodik bakımları zamanında yapılmayan araçlarda bu durum kaçınılmazdır.
Motor Hararet Göstergesi Neden Aniden Yükselir?
Gösterge panelindeki hararet (motor suyu sıcaklığı) ibresinin aniden 90 derecenin (optimum çalışma sıcaklığı) üzerine çıkması ve kırmızı bölgeye yaklaşması, aracınızın size verdiği en acil "İmdat!" çağrısıdır. Böyle bir durumda asla "biraz daha gideyim, şurada dururum" dememeli, aracı güvenli bir şekilde sağa çekip motoru derhal stop etmelisiniz. Motorun soğutma sisteminde yaşanan bir krizin göstergesi olan ani hararet yükselmesi, dakikalar içinde silindir kapağına, contaya ve motor bloğuna on binlerce liralık geri dönüşümsüz zararlar verebilir.
Soğutma Suyu (Antifriz) Kaçağı ve Eksilmesi: Hararetin aniden fırlamasının en sık karşılaşılan nedeni, sistemde dolaşan soğutma sıvısının bir anda boşalmasıdır. Soğutma sistemindeki kauçuk radyatör hortumlarından birinin patlaması, radyatörde oluşan taş vuruğu kaynaklı bir delik veya su pompasından (devirdaim) sızan su nedeniyle sistem susuz kalır. Su olmadan motor bloğundaki muazzam ısı transfer edilemez ve ibre saniyeler içinde tavan yapar. Kaputun altından yoğun buhar çıkması bu durumun en net belirtisidir.
Termostatın Kapalı Kalması: Termostat, motor ile radyatör arasında bir kapı görevi görür. Motor soğukken kapalıdır, su sadece motor içinde döner ve motorun çabuk ısınmasını sağlar. Su 90 dereceye ulaştığında termostat yavaşça açılır ve ısınan suyun radyatöre gidip rüzgarla soğumasını sağlar. Eğer termostat arızalanır ve kilitlenip
kapalı kalırsa, motorun içindeki kaynar su radyatöre gidemez. Radyatör buz gibi soğuk kalırken, motorun içindeki su kaynama noktasına ulaşır ve hararet aniden yükselir. Bu çok tehlikeli, sinsi ve sık rastlanan bir arızadır.
Devirdaim (Su Pompası) Pompası Arızası: Motor soğutma suyunu sistem içinde sürekli döndüren ve gücünü genellikle triger kayışından veya V kayışından alan parçaya devirdaim pompası denir. Zamanla antifriz yerine çeşme suyu kullanılması, pompanın içindeki metal veya plastik pervanelerin çürümesine, korozyona uğrayıp erimesine neden olur. Pervane eridiğinde motor çalışsa bile su sirküle edilemez, su olduğu yerde kaynamaya başlar ve hararet hızla tırmanır.
Radyatör Soğutma Fanı Arızası: Araç seyir halindeyken (örneğin 80-100 km/h hızla) radyatöre çarpan doğal rüzgar motoru soğutmaya yeterlidir. Ancak dur-kalk trafiğe girdiğinizde veya ışıklarda beklerken doğal rüzgar kesilir. Bu noktada hararetin yükselmesini engellemek için elektrikli radyatör fanı devreye girmelidir. Eğer fan motoru yanmışsa, fanı çalıştıran müşür bozulmuşsa veya ilgili sigorta/röle atmışsa, trafikte beklerken hararet göstergesi aniden yükselmeye başlar. Aracı hareket ettirip hızlandığınızda ise rüzgarın etkisiyle hararetin tekrar düştüğünü görürsünüz. Bu durum tipik bir fan/fan müşürü arızasıdır.
PratikAraba servisi olarak müşterilerimize
TSE 12047 "A" kalite servis standartlarında ve
4077 sayılı Tüketici Koruma Kanununa uygun şekilde hizmet vermekte olup aracınıza dair tüm işlemleri garantili olarak yapmaktayız.
Bakım ve onarım esnasında marka üreticisi tavsiyesine uygun
orijinal ve
OEM (Original Equipment Manufacturer) onaylı yedek parça kullanmaktayız.
Periyodik bakım ve onarımlarda
PratikAraba servisini tercih ettiğinizde
www.pratikaraba.com/periyodik-bakim.html adresine tıklayarak aracınızın periyodik bakım fiyatını görebilir ve
mobil aplikasyon sistemi ile aracınızın periyodik bakımda değişen malzemelerini ve sonraki bakım kilometre ve zamanını öğrenebilirsiniz.
Rot Kolu DeğişimiPeriyodik Bakım Fiyatına Etki Eden Unsurlar Nelerdir?Akü Ömrünü Nasıl Uzatırsınız?