Araçlarımızda konforumuzu artıran donanımların başında gelen elektrikli camlar, kusursuz çalıştıklarında varlıklarını pek hissettirmeseler de, arızalandıklarında veya yavaşladıklarında sürüş keyfini ciddi anlamda kaçırabilirler. Özellikle gişelerde, otopark girişlerinde veya aniden bastıran yağmurlarda camın yarıda kalması ya da çok ağır hareket etmesi, sürücüler için oldukça stresli bir durumdur.
PratikAraba servisimize bu şikayetle gelen yüzlerce aracı incelediğimizde, sorunun genellikle elektriksel olmaktan ziyade mekanik ve bakımsızlık kaynaklı olduğunu görüyoruz.
Cam Fitillerinde Toz ve Kir Birikimi: Otomatik camların yavaşlamasının veya sıkışmasının bir numaralı suçlusu, camın içinde yukarı aşağı hareket ettiği kauçuk kızakların (cam fitillerinin) kirlenmesidir. Araçlarımız sürekli olarak toza, çamura, egzoz partiküllerine ve yağmur sularına maruz kalır. Zamanla bu ince toz zerreleri, cam fitillerinin iç kısımlarına yerleşir ve çamurlaşarak kurur. Kauçuk malzemenin zamanla sertleşmesi de buna eklenince, cam yukarı çıkarken fitiller cama adeta bir zımpara gibi sürtünmeye başlar. Oluşan bu aşırı sürtünme direnci, cam motorunun kapasitesini zorlar. Motor, camı itmekte güçlük çektiği için hareket yavaşlar. Eğer bu duruma erken müdahale edilmezse, aşırı ısınan cam motoru yanabilir veya camı tutan plastik ayaklar kırılarak camın kapı içine düşmesine neden olabilir.
Cam Krikosu (Regülatör) ve Tel Aşınmaları: Elektrikli cam sisteminin kalbi, cam krikosu olarak bilinen regülatör mekanizmasıdır. Bu mekanizma genellikle çelik halatlar, makaralar ve plastik kızaklardan oluşur. Zamanla, kapı içindeki nem ve ısı değişimleri nedeniyle çelik halatlarda paslanma veya saçaklanma (tellerin kopup açılması) meydana gelir.
Saçaklanan bir tel, makaradan geçerken sıkışıklığa neden olur ve camın kesik kesik veya çok yavaş kalkmasına yol açar. Ayrıca krikonun üzerindeki orijinal yağlama zamanla kurur. Hareketli parçaların yağsız kalması, metalin metale sürtünmesine ve sistemin kasılmasına sebebiyet verir. Cam açılıp kapanırken kapı içinden gelen "çıtırtı", "kırt kırt" veya "sürtünme" sesleri, genellikle krikonun mekanik bir bakım veya değişim istediğinin en net habercisidir.
Elektriksel Kayıplar ve Motor Yorgunluğu: Mekanik sorunların dışında, yıllarca çalışan cam motorlarının kömürlerinde (fırçalarında) aşınmalar meydana gelebilir. Motor zamanla gücünü yitirir ve eski torkunu üretemez hale gelir. Buna ek olarak, cam açma/kapama düğmelerinin (butonlarının) içindeki bakır kontaklar, zamanla oksitlenir veya aralarına toz girer. Bu oksitlenme, elektriğin motora tam voltajda ulaşmasını engeller (voltaj düşümü). Yeterli akımı alamayan motor da doğal olarak camı yavaş kaldırır.
PratikAraba servisi olarak cam yavaşlaması şikayetlerinde öncelikle kapı döşemelerini sökmeden, özel silikon bazlı yağlayıcı spreylerle cam fitillerini derinlemesine temizliyor ve kaydırıcılığını geri kazandırıyoruz. Sorun mekanikse, kapı içini açarak kriko halatlarını, makaraları ve motor durumunu inceliyor, gerekli revizyon veya orijinal parça değişimiyle camlarınızın ilk günkü hızına kavuşmasını sağlıyoruz.
Silecekler Çalışırken Neden Camda İz Bırakır?
Sürüş güvenliğinin en temel unsuru, net ve engelsiz bir görüştür. Özellikle şiddetli yağmur veya kar yağışı altında, görevini tam yapamayan, camda su izleri bırakan, atlama yapan veya sinir bozucu sesler çıkaran silecekler, sadece konforunuzu bozmakla kalmaz, aynı zamanda kaza riskini de ciddi oranda artırır. Birçok sürücü sileceklerin neden bu kadar çabuk bozulduğunu merak eder. İşte uzman gözüyle silecek performansını düşüren temel faktörler:
Kauçuk Yorgunluğu ve UV Işınları: Silecek süpürgeleri (lastikleri), hassas bir kauçuk bileşiminden üretilir. Aracınız yazın kavurucu güneş altında park halindeyken, silecek lastikleri yoğun ultraviyole (UV) ışınlarına ve cama yansıyan aşırı ısıya maruz kalır. Bu ısı, kauçuğun içindeki yumuşatıcı yağların buharlaşmasına neden olur. Sonuç olarak silecek lastiği sertleşir, esnekliğini kaybeder ve üzerinde kılcal çatlaklar oluşur. Kışın ise dondurucu soğuklar kauçuğu dondurarak cam yüzeyine tam basmasını engeller. Esnekliğini kaybeden ve sertleşen silecek, camdaki suyu tam olarak sıyıramaz ve geride çizgiler, ince su tabakaları bırakır.
Cam Yüzeyindeki Mikroskobik Kirlenmeler: Bazen sorun silecekte değil, ön camın kendisindedir. Araç kullanırken havada uçuşan egzoz yağları, asfalt ziftleri, böcek kalıntıları ve özellikle ağaç altlarına park edildiğinde dökülen yapışkan reçineler, ön camda gözle görülmeyen bir film tabakası oluşturur. Silecekler bu yapışkan ve pürüzlü yüzey üzerinde hareket etmeye çalıştığında, lastiğin hassas kesici ucu çok hızlı bir şekilde aşınır ve yıpranır. Sileceğiniz yepyeni olsa bile, reçineli bir camda çalıştırıldığında birkaç hafta içinde iz bırakmaya veya "gıcır gıcır" ses yapmaya başlayacaktır.
Yanlış Cam Suyu Kullanımı ve Kuru Çalıştırma: PratikAraba servisinde en sık karşılaştığımız hatalardan biri, silecek su deposuna çeşme suyu veya kalitesiz kimyasallar doldurulmasıdır. Çeşme suyundaki kireç, hem silecek fıskiyelerini tıkar hem de cam yüzeyinde kireç lekeleri bırakarak sileceğin kayganlığını bozar. Ayrıca bulaşık deterjanı gibi ev tipi temizleyiciler, silecek lastiğinin kimyasal yapısını bozarak onu çürütür. Bir diğer büyük hata ise silecekleri cam kuruyken veya camda buz varken çalıştırmaktır. Kuru cam üzerindeki tozlar, silecek için adeta bir zımpara kağıdı görevi görerek lastik ucunu saniyeler içinde geri dönülemez şekilde bozar.
Uzman tavsiyemiz, sileceklerinizi kalitesine göre 6 ila 12 ayda bir mutlaka değiştirmenizdir.
PratikAraba olarak, aracınıza en uygun, cam eğimiyle tam uyumlu, aerodinamik yapısı güçlü OEM onaylı sileceklerin montajını yapıyor, aynı zamanda ön camınızı özel temizleyicilerle reçine ve ziftlerden arındırarak sileceklerinizin ömrünü uzatıyoruz.
Sunroof Neden Tıkırtı Yapar veya Su Alır?
Sunroof veya panoramik cam tavanlar, araç içini ferahlatan, sürüş keyfini artıran muazzam donanımlardır. Ancak, tavanı keserek oraya hareketli bir mekanizma yerleştirmek, doğası gereği bazı mühendislik zorluklarını da beraberinde getirir. Düzenli bakımı yapılmayan sunroof sistemleri zamanla baş ağrıtıcı su sızıntılarına ve sinir bozucu tıkırtılara yol açabilir.
Sunroof Su Almasının Gizli Nedeni - Tıkalı Drenajlar: Birçok araç sahibi, sunroof camının etrafındaki siyah kauçuk fitilin (contanın) araca su girmesini %100 engellediğini düşünür. Oysa bu büyük bir yanılgıdır! Sunroof sistemleri, tasarımı gereği içeriye bir miktar su sızdıracak şekilde üretilir. Sızan bu sular, sunroof kasasının (kızak havuzunun) içindeki kanallarda toplanır ve köşelerde bulunan tahliye (drenaj) deliklerinden aşağıya yönlendirilir. Bu drenaj hortumları genellikle A (ön cam) ve C (arka) sütunları içinden geçerek suyu aracın altına atar. Ancak zamanla tavana dökülen toz, çamur yağmurları, ağaç yaprakları ve polenler bu ince drenaj deliklerini tıkar. Drenaj tıkandığında, havuzda biriken su dışarı akamaz ve taşarak tavan döşemesine, direklere ve hatta paspasların altına kadar sızar. Tavan döşemesinde oluşan sarı lekeler veya yağmur sonrası araç içindeki yoğun nem kokusu, tıkalı drenaj kanallarının en büyük ispatıdır.
Tıkırtı ve Mekanik Seslerin Nedenleri: Sunroof, aracın en çok sarsıntı yiyen bölgesi olan tavanda yer alır ve büyük ölçüde hareketli kızaklar, ayaklar ve halatlardan oluşur. Fabrika çıkışında bu kızaklar özel bir lityum veya silikon bazlı gres ile yağlanmıştır. Ancak yıllar içinde güneşin ısısı ve tozlar bu yağı kurutur, çamurlaştırır. Yağlama özelliğini kaybeden hareketli metal ve plastik parçalar birbirine sürtünmeye, esnemeye başlar. Araç esnedikçe, çukurlara veya tümseklere girildikçe tavan kısmından "çıt çıt", "tık tık" şeklinde plastik esneme veya metal sürtünme sesleri gelir. Ayrıca zamanla gevşeyen montaj vidaları veya aşınan kızak pabuçları, camın tam yerine oturmasını engelleyerek rüzgar sesine ve titreşime neden olur.
PratikAraba servisimizde, sunroof bakımlarını büyük bir titizlikle gerçekleştiriyoruz. Özel basınçlı hava ve esnek kılavuz teller kullanarak drenaj kanallarınızı açıyor, su testinden geçiriyoruz. Kuru ve kirli kızak sistemlerini kimyasal spreylerle temizleyip, üreticinin tavsiye ettiği yüksek ısıya dayanıklı özel sıvı gresler ile yağlayarak hem su alma riskini ortadan kaldırıyor hem de aracınızı o sinir bozucu tıkırtılardan kurtarıyoruz.
Kapı Fitillerinden İçeriye Neden Su veya Rüzgar Sesi Girer?
Uzun yola çıktığınızda, özellikle otoyol hızlarına ulaştığınızda aracın içini dolduran yoğun bir rüzgar ıslığı veya yağmurlu günlerde kapı eşiklerinden içeri sızan su damlaları, genellikle aracınızın yalıtım kalkanı olan kapı fitillerinin (kapı ve gövde lastiklerinin) görevini yapamadığının göstergesidir. Kabin izolasyonunun bu isimsiz kahramanları, sessiz ve konforlu bir sürüş için hayati öneme sahiptir.
Kauçuk Yorgunluğu ve Form Kaybı: Kapı fitilleri, süngerimsi ve hava odacıklı özel bir EPDM kauçuktan üretilir. Kapıyı her kapattığınızda bu lastikler ezilerek kapı ile araç gövdesi arasındaki tüm boşlukları hava ve su sızdırmaz şekilde doldurur. Ancak bir düşünün; bu lastikler yıllar boyunca sürekli ezik vaziyette bekler, yazın +60 derece gövde ısısına, kışın -10 derece don ayazına maruz kalır. Bu zorlu şartlar altında kauçuk malzeme zamanla "hafızasını" kaybeder. Yani kapıyı açtığınızda fitil eski dolgun formuna geri dönemez, basık (ezik) kalır. Fitil inceldiği ve dolgunluğunu yitirdiği için, kapı kapandığında gövdeye yeterince sıkı basamaz. Yüksek hızlarda seyrettiğinizde, aracın dışındaki aerodinamik rüzgar basıncı, bu zayıflamış fitili kolayca aşarak içeriye ıslık sesi (rüzgar gürültüsü) olarak girer. Aynı zayıf noktalardan tazyikli yıkama veya şiddetli yağmur esnasında su sızıntıları da başlar.
Kapı Ayarının Bozulması (Kapı Sarkması): Bazen sorun fitillerin kendisinde değil, kapının mekanik duruşundadır. Araç kapıları oldukça ağır parçalardır ve kapıyı gövdeye bağlayan menteşeler yıllar süren açılıp kapanmalar ve aracın esnemeleri sonucu milimetrik olarak aşınabilir. Kapı menteşelerden aşağı doğru hafifçe sarktığında, kapının üst kısmı gövdeden uzaklaşırken alt kısmı daha çok yaklaşır. Üst kısımdaki bu boşluk, ne kadar yeni fitil takarsanız takın rüzgarın ve suyun içeri girmesine zemin hazırlar.
Fiziksel Hasarlar ve Yırtıklar: Araca binerken ayak sürtmesi, kesici cisimlerin takılması veya kışın buza yapışan kapıyı zorla açmaya çalışmak, fitillerin üzerinde yırtıklara neden olur. Küçücük bir yırtık bile, yüksek otoyol süratlerinde içeriye inanılmaz derecede yoğun bir uğultu ve rüzgar sesi alır.
PratikAraba servisi olarak içeriye rüzgar ve su alma şikayetlerinde, öncelikle kağıt testi ve özel duman cihazlarımızla kaçak noktasını milimetrik olarak tespit ediyoruz. Eğer sorun kapı sarkması ise profesyonel kapı ve menteşe ayarlarını yaparak kapının gövdeye kusursuz basmasını sağlıyoruz. Eğer fitiller ezilmiş ve ömrünü tamamlamışsa, formunu koruyan OEM onaylı birinci sınıf kapı fitilleri ile değişimini sağlayarak aracınızın izolasyonunu ilk günkü sessizliğine kavuşturuyoruz.
PratikAraba servisi olarak müşterilerimize
TSE 12047 "A" kalite servis standartlarında ve
4077 sayılı Tüketici Koruma Kanununa uygun şekilde hizmet vermekte olup aracınıza dair tüm işlemleri, bakım, yalıtım ve onarım hizmetlerini garantili olarak yapmaktayız.
Bakım ve onarım esnasında araç marka üreticisi tavsiyesine uygun
orijinal ve
OEM (Original Equipment Manufacturer) onaylı birinci sınıf yedek parça kullanmaktayız. İşçilikte ve malzemede kaliteden asla ödün vermiyoruz.
Periyodik bakım ve onarımlarda
PratikAraba servisini tercih ettiğinizde
www.pratikaraba.com/periyodik-bakim.html adresine tıklayarak aracınızın periyodik bakım fiyatını şeffaf bir şekilde görebilir ve
mobil aplikasyon sistemi ile aracınızın periyodik bakımında değişen malzemelerini, işçilik detaylarını ve sonraki bakım kilometre ve zamanını güvenle öğrenebilirsiniz.
Fren Balatalarınızı Ne Sıklıkta Değiştirmelisiniz?Pro-Pratik Ekspertiz Nedir?Oto Servis Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?