Araç sahiplerinin en çok ihmal ettiği, ancak en hayati güvenlik unsurlarından biri fren hidroliğidir.
Fren sistemi, aracınızın sizi güvenle durdurmasını sağlayan karmaşık bir hidrolik mekanizmadır. Bu sistemin kanı ise fren hidroliğidir. Pedala bastığınızda uyguladığınız kuvvet, hidrolik sıvı sayesinde tekerleklere iletilir ve balataların disklere sıkışmasını sağlar.
Fren Hidroliği Ne Zaman Değişir?
Genel kural olarak her 2 yılda bir veya 40.000 km'de bir fren hidroliğinizin değişmesi gerekir. Ancak bu standart bir öneridir. Bu durum aracın kullanım koşullarına bağlı olarak değişkenlik gösteren bir durumdur.
Fren hidroliğinin önemli olmasını temel nedeni higroskopik bir sıvıdır. Bu demek oluyor ki, havadaki nemi bünyesine çekme özelliğine sahiptir. Zamanla, özellikle nemli iklimlerde veya sık sık yıkanan araçlarda, fren hidroliğinin içindeki su oranı artar. Su oranı %3-4'e ulaştığında, fren hidroliğinin kaynama noktası tehlikeli seviyede düşer.
Normal şartlarda fren hidroliğinizin kaynama noktası 260°C civarındadır. Ancak içine %3 su karıştığında bu değer 140°C'ye kadar iner. Uzun bir inişte veya yoğun trafikte sürekli fren yaptığınızda sistem aşırı ısınır, hidrolik içindeki su buharlaşır ve gaz kabarcıkları oluşur. Gaz sıkıştırılabilir olduğu için fren pedalınız yumuşar, sünger gibi hissettirir ve durma mesafeniz ciddi oranda uzar. Bu da kazaya davetiye çıkarır.
Araç sahipleri fren hidroliğinin değişi sürecini kullanım kılavuzlarından takip edebilirler. Çoğu modern araçta fren hidroliği değişim aralığı net belirtilmiştir.
Bu sürenin bilinmediği durumlarda her yıl yaptırdığınız periyodik bakım esnasında hizmet aldığınız servisin fren hidroliğini kontrol etmesini talep edebilirsiniz. Nem oranı %2'nin üzerindeyse değişim zamanı gelmiş demektir.
Aracıma Hangi Tip Fren Hidroliği Koymalıyım?
Bu konuda yapılan en büyük hata, "herhangi bir fren hidroliği iş görür" mantığıdır. Kesinlikle yanlış. Arabanızın fren sistemi, üreticinin belirlediği belirli bir DOT (Department of Transportation) standardına göre tasarlanmıştır.
Günümüzde en yaygın kullanılan tipler şunlardır:DOT 3: Eski tip araçlarda kullanılır. Glikol bazlıdır. Kaynama noktası yaklaşık 205°C (kuru) - 140°C (yaş) civarındadır. Günümüzde artık pek tercih edilmez.
DOT 4: Günümüz araçlarının büyük çoğunluğunda kullanılan standarttır. Kaynama noktası 230°C (kuru) - 155°C (yaş) civarındadır. ABS, ESP gibi sistemlerle uyumludur.
DOT 5.1: Yüksek performanslı ve ağır hizmet araçlarında kullanılır. Kaynama noktası DOT 4'ten daha yüksektir (260°C kuru - 180°C yaş). Glikol bazlıdır ve DOT 4 ile karıştırılabilir.
DOT 5: Silikon bazlıdır. Bu çok önemli: DOT 5, diğerleriyle karışmaz! Genellikle askeri araçlarda veya özel klasik araçlarda kullanılır. Eğer aracınıza yanlışlıkla DOT 5 koyarsanız, tüm fren sisteminiz çöp olur, tüm contalar ve keçeler şişer.
PratikAraba olarak tavsiyemiz aracınızın fren hidroliği kapağının üzerinde hangi DOT numarası yazıyorsa, kesinlikle o tipi kullanın. Çoğu modern binek araç için bu DOT 4'tür.
Bir üst standarda (örneğin DOT 3 istenen yere DOT 4) geçebilirsiniz, ancak asla alt standarda düşmeyin. Ayrıca farklı markaları karıştırmaktan kaçının. En doğrusu, aynı marka ve tip hidroliği kullanarak sistemin tamamen boşaltılıp yeniden doldurulmasıdır.
PratikAraba olarak her araç için üretici onaylı OEM referanslı veya kaliteli fren hidroliği kullanmayı tercih ediyoruz. Kalitesiz fren hidrolik yağları kullanmak ileride maliyetli arızalara neden olabilir.
Fren Hidroliğimin Rengi Neden Koyulaştı?
Müşterilerimizin sık sık sorduğu bir diğer soru: "Hidroliğim bal rengiydi, şimdi neredeyse siyah oldu, sorun mu var?"
Cevap: Evet, büyük sorun var.
Yeni fren hidroliği genellikle açık sarı, kehribar rengi (bal rengi) veya neredeyse berrak bir görünüme sahiptir. Zamanla ve ısı döngülerine maruz kaldıkça rengi koyulaşmaya başlar. Hafif koyu altın sarısı, 1-2 yaş için normal kabul edilebilir. Ancak koyu kahverengi veya siyah bir renk gördüğünüzde, bu şu anlama gelir:
Aşırı yaşlanma ve oksidasyon: Hidrolik, yüksek sıcaklıklarda kimyasal olarak bozulur. İçindeki katkı maddeleri tükenir.
Kirlenme: Sistem içinde lastik contalar, hortumlar veya piston keçeleri aşınmaya başlamıştır. Bu aşınma parçacıkları hidroliğin içine karışır ve rengi koyulaştırır.
Nem ve pas: İçeri giren nem, fren sisteminin metal bileşenlerinde (pistonlar, kaliperler) paslanmaya neden olur. Pas tanecikleri hidrolikte yayılır ve rengi siyaha çevirir.
Siyah fren hidroliği, sisteminizin içinin kum gibi aşındırıcı partiküllerle dolu olduğu anlamına gelir.
Bu durumlar karşılaştığınız takdirde:Fren ana silindirinizin içindeki lastikler sertleşir ve sızdırır.
ABS pompanızın hassas valfleri tıkanır (ABS modülü arızası çok masraflıdır).
Kaliper pistonları geri çekilmez, balatalar sürtünerek ısınır ve yakıt tüketiminiz artar.
Fren hidroliğinizin renginin koyulaştığını fark ettiğiniz anda vakit kaybetmeyin. Sadece üstten hidrolik eklemek çözüm değildir. Tüm sistemin vakumla veya basınçlı cihazla boşaltılıp, yepyeni hidrolikle doldurulması gerekir.
Bu işleme "fren hidroliği kanama" denir ve mutlaka iki kişi veya
PratikAraba gibi konusunda uzman kişiler tarafından yapılmalıdır.
Fren Hidroliğim Eksiliyor, Bu Normal mi?
Bu soruya net bir cevap vermek gerekirse: Hayır, fren hidroliğinin eksilmesi normal değildir.
Motor yağı veya soğutma suyunun aksine, fren hidroliği teorik olarak kapalı bir devrede dolaşır ve tüketilmez. Balatalar aşındıkça, kaliper pistonları biraz daha dışarı çıkar ve depodaki hidrolik seviyesi çok hafif düşebilir. Bu normaldir. Ancak depodaki seviye "MIN" çizgisinin altına iniyorsa, orada bir kaçak var demektir.
Fren hidroliği nereden eksilir?Fren hortumları: Lastik fren hortumları zamanla çatlar, gözenekli hale gelir veya kelepçe bağlantılarından sızdırır. Özellikle ön tekerleklerdeki hortumlar sürekli hareket ettiği için en çok bu noktalarda kaçak olur.
Kaliper piston keçeleri: Fren kaliperinin içindeki pistonun etrafındaki kauçuk keçe aşındığında, hidrolik balata tarafına sızar. Genellikle bu kaçağı göremezsiniz çünkü sıvı balata ve disk üzerinde buharlaşır veya yanar. Ancak tekerlek jantında yağlı bir tabaka fark ederseniz, orada kaçak var.
Fren ana silindiri: Şoför tarafında, fren pedalının bağlı olduğu ana silindirin iç contaları aşındığında, hidrolik servo kutusuna veya motor bölmesine sızar. Genellikle pedal altında damlalar görülür.
ABS ünitesi: ABS modülünün valfleri veya gövdesi çatlayabilir. Bu nadirdir ama mümkündür.
Bakır boru hatları: Fren tesisatındaki metal borular, özellikle tuzlu ve nemli ortamlarda paslanır ve ince delikler oluşur. Bu deliklerden yavaş yavaş sızıntı olur.
Fren hidroliği seviyeniz bir hafta içinde gözle görülür şekilde düştüyse, sakın aracınızı uzun yola çıkarmayın. Güvenli bir yere çekin, bizi arayın veya çekici çağırın. Kaçak olan fren hattı, aniden tamamen boşalabilir ve fren pedalınız yere kadar iner. Bu çok ciddi bir sorundur.
Servisimize geldiğinizde, tüm fren sistemini (hortumlar, borular, kaliperler, ana silindir) basınç testine tabi tutuyoruz. Kaçağın kaynağı bulunur, parça değişimi yapılır ve ardından tüm hatlardan hava alınarak sistem yeniden hidrolikle doldurulur.
PratikAraba servisi olarak müşterilerimize
TSE 12047 "A" kalite servis standartlarında ve
4077 sayılı Tüketici Koruma Kanununa uygun şekilde hizmet vermekte olup aracınıza dair tüm işlemleri garantili olarak yapmaktayız.
Bakım ve onarım esnasında marka üreticisi tavsiyesine uygun
orijinal ve
OEM (Original Equipment Manufacturer) onaylı yedek parça kullanmaktayız.
Periyodik bakım ve onarımlarda
PratikAraba servisini tercih ettiğinizde
www.pratikaraba.com/periyodik-bakim.html a tıklayarak aracınızın periyodik bakım fiyatını görebilir ve
mobil aplikasyon sistemi ile aracınızın periyodik bakımda değişen malzemelerini ve sonraki bakım kilometre ve zamanını öğrenebilirsiniz.
Periyodik Araç Bakımı Nedir?Araç Bakımı Kaç Km'de Yapılır?Araç Periyodik Bakımı Nerede Yapılır?